Yer Altı Camii
Yer altı Camii, Bizans'ın kuşatma zamanlarında Haliç'e girişi engellemek için gerdikleri zincirin kuzey ucunun bağlandığı Kastellion Kalesi'nin bodrumudur. Bu bodrum 1757 yılında camiye çevrildi. İçinde İstanbul'un ilk Arap kuşatması sırasında şehit düştüğüne ve buraya gömüldüklerine inanılan iki sehabenin mezarı camiye çevrilen bu bina içinde yer alır.
Yer alti Camii, Beyoglu ilçesinde, Karaköy vapur iskelesini geçtikten sonra sola sapinca, Kemankes Caddesi üzerinde bulunmaktadir. Gemicilerin Haliç’e girisini önlemek için Galata-Sirkeci arasinda çekilen zincirin bir ucunun baglandigi kuledir. Bu yüzden eski kaynaklar burasini Galata Hisari olarak isimlendirmektedir. Fetih’ten sonra Mahzen’i Sultani olarak adlandirilmistir. Bu mekan silah veya cephane deposu olarak kullanilmistir. Bu camii içindeki sahabe kabirlerinin tespiti ile ilgili rivayet söyledir: 1165/1752 senesinde, Sam’dan Istanbul’a ziyarete gelen Seyh MURAD Efendizade Seyh Mehmet Efendi, Galata’ya gelip, daha önce babasinin kesiften tespit ettigi mekanin faziletini anlatarak saltanat makamina bildirmistir.
Bu isaret üzerine, köse lakabiyla taninan Sadrazam Mustafa Bahir Pasa 1166-1169 / 1752-1756 yillari arasinda adi geçen mekani elden geçirerek kisa sürede içerisinde namaz kilinacak hale getirmis ve vakfiye tanzim etmistir. Seyh Murad Efendi’nin burasini kesif ve tespiti hadisesi söyledir: Seyh Murad Efendi, mana aleminde, Üsküdar’dan Galata tarafina bir köprü ve buradan büyük ruhlarin geçtigini görür. Onlara bu gelislerinin sebebini sordugunda , kursunlu mahzen de medfun olan bazi kimseleri ziyaret için geldikleri dogrultusunda cevap alir.Bu durumu da oglu Mehmet Efendiye anlatmis olmalidir ki, babasinin vefatindan bir süre sonra Istanbul’u ziyaretinde hadiseyi yetkililere anlatir. Kare kesitli 54 paye ile bölünen bu yapinin yeniden ihya edilmesi sirasinda bazi kabirler görülmüs ve Seyh Mehmet Efendi’nin tahkiki ile bazi büyüklerin mezarlarinin oldugu ifade edilmistir. Bu mezarlarin üzerine sanduka konulmak suretiyle de ziyaretgah haline getirilmistir. Camiinin içinde demir parmakliklarla bölünmüs olan iki ayri türbe bulunmaktadir. Bu türbelerin birisi içinde iki, digerinde bir tane kabir yer almaktadir. Iki kabri barindiran türbe içindeki kabirlerden birisi VEHB BIN HÜSEYRE hazretlerine, digeri ise AMR BIN AS hazretlerine aittir. SÜFYAN B. ÜYEYNE hazretlerinin makami ise camii içerisinde bulunan iki türbeden birisinde tek basina bulunmaktadir.








